Hep seni kaybetme ihtimaliyle yaşadım. Bir gün patlak vereceğimi biliyordum. Tutamayıp kendimi, benden beklemediğin durumla karşılaşınca bakmadın arkana. Şimdi sen gittin ya, odamdaki perdeyi kesip...
pembe bir aşktan kalan dağ esintisi damarlarımda gezinen bunu görecek kadar büyük gözlerim olmadığına yanıyorum ne kadar anlamazsan ve ne kadar anlamlandıramazsan o kadar acıyorum sevgilim kirleniyorum acıdıkça ihanet ediyorum...
1. ne zaman fahişelerin cirit attıkları sokaklarda gezinsem aşka tüm kalbimle inanasım gelir topal karıncalar misali aşk yolunda ilerlemek ister dinlendiğim tüm duraktakiler… 2. yollara çıkan kadınlar savaşlarını kaybederler...
trenlerimdeki bekleyenler gibi durur pembeleşmeye yüz tutmuş ruhum! heyecan, sabahları kalkıp yüzünü yıkayan kır çiçeklerinin yapraklarında gizlenmekte sonra oturup birkaç satır yazmakta kaldırımlar, kenarlarındaki kanları yıkayan yağmura inat! vücudundaki...
içimize boşaldılar her seferinde döverek ve saçlarımızdan çekerek sıktık kendimizi, dökemedik gözyaşlarımızı korkumuzdan… ...
gerçek kötüler, şaşırtmazlar hiçbir zaman eskiden şaşırtıyorlardı zaman değişime uğradı bir yıldız daha kaydı yaşlanmış ellerimden… delirmek üzere olup deliremedin bir türlü sarpa sardın ve uyudun üzüntülerini unutmak...
her kış üşüyorum ben almadım seni yanıma diye senden bahsederken üçüncü kişilere sığınıyorum fırçanın gıdıklayışından rahatsızlık duyan tuval gibisin, sular altında kalmış… tımarhane koridorlarındaydın; beyaz gürültüler beynini...
farklı frekansların bileşkesidir içimde var olan duygularım, enerjim, çekim kuvvetimden doğan ilgisiz sevgililerim sevgim, nefretim korkak adımlarla koşan ölümüme ağlamak için beş dakikası kalan ve biten yetim...
gümüş kokulu duvarların anlamını bilmediğim köprülerin var bembeyaz teninin susuşunu göremediğim tüyleri ordularının askerleri geri yürümüyor tek kılıç hamlene takılıp gözün bozulmuşçasına, ağlarcasına kirletmiyorlar vadini. bağların saklanıyor, ağların karaya vuruyor korunmasız değilsin eli...
Gece çöküyor.İnsancıklar yine kayıp.Ayaktakiler kaybolanları arayan akşamcılar.ve ben yine pencere önünde hüzünlü kafam darmaduman.Dışarda kıştan kalma bir hava.Evin içi cehennem sıcağı ama ben yine...
kaç kişiyi öldürdüm düşlerimdekaç kilo çekerdi yalnızlıkkaç kere ezildim altındayaz yağmurlarınınbelki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahlarıher sirk geldiğinde ağlamaklı olurdukhep ağlamaklı olurduk gülünecek halimizekim sevmezdi...